top of page

Ottomatic Dreams / Ottomatik Düşler

 

Yaklaşık 100 yıl önce gerçeküstücü sanatçılar, Freud’un psikanalizinin etkisi ile Otomatizm denen yazı ve resim tekniğini keşfettiler. Otomatizm en basit tanımı ile aklın her türlü oto-sansürünün ötesinde, zihnin “saf” imgelerinin yazıya ve resme dönüşme serüveniydi.

Avangard sanatçı Can Yeşiloğlu; gerçeküstücü Otomatizm kavramını sürekli yeniden ürettiğimiz (ve de tükettiğimiz) Osmanlı imgesi ile birleştirip; bir neoloji yaratıyor: Ottomatik Düşler..

Can Yeşiloğlu için Otomatizm(daha doğrusu Ottomatizm); yatışmış, sakin bir bilinçdışının değil; çatışmalı, merkezsizleşmiş mekansızlaşmış, kaotik bir bilinçdışının sözcüsüdür. Onun imgesinde Otomatizmin tedirgin edici, tekinsiz atmosferiyle; çocuksu düşlerin ve yetişkin ütopyaların büyüsü iç içe girer. Şansın resme kattığı bu cazibe ile sanatçının ince ince kurguladığı düşler portreler ile iç içe geçer. Ve kuşkusuz ressamın kendi şahsına münhasır bu düş dünyası, heyecan kadar meraka, kaos kadar neşeye de ev sahipliği yapar.

Yeşiloğlu sadece bir yeni kelime icat etmiyor; aynı zamanda geçmişin Osmanlı imgesi ile bugünün megapol İstanbul’u arasında yeni köprüler kuruyor. Bu düşler şimdi yaşadığımız ve yarattığımız gelecek içinde; dün, bu gün ve yarının aynı anda buluştuğu, zamansal ve uzaysal bir kayma yaratarak; Can Yeşiloğlu/OnstOn dünyası diyeceğimiz bir paralel evren kuruyor.

Bu düş aleminde; yapılar hayvanlarla, makineler insan bedenleri ile iç içe girip, yeni ve mutant diyebileceğimiz formlar yaratırlar. Bu dünyanın iş makineleri etsel formalara, fesli “neo Osmanlı” beyleri ise sokak punk’larına karışırlar.

Ottomatik Düşler, bir ilk sergidir; fakat sanatında 10 yılı demlendirmiş ve kendi düş dünyasını kurmayı başarmış bir ressamın ilk sergisidir.

Rafet Arslan

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

The young artist Can Yeşiloğlu / OnstOn who has ripened his work for 10 years in the art world and has succeeded in building hıs own  fantasy dream world, is now setting up a parallel universe by laying bridges between the Ottoman image of the past and today’s megapolis Istanbul. Within this world of fantasy, structures get entangled with animals and machines with human bodies, to create forms we may call new and mutant. The construction of this world, blends with flesh uniforms, and so do fez wearing ”neo Ottoman” gentlemen with street punks.

About 100 years ago, surrealist artists under the influence of Freud’s psychoanalysis, discovered a writing and drawing technique called Automatism. Automatism in its simplest definition, was the transformation experience of “naive” images of the mind into writing and painting beyond all self-censorship attempts of the intellect.

The avant-garde artist Can Yeşiloğlu, combines the surrealistic concept of Automatism with the Ottoman image we continuously keep reproducing (and consuming), to bring about a neology: Ottomatic Dreams…

For Can Yeşiloğlu Automatism (in other words Ottomatism) is not the voice of a soothed, calm subliminal but that of a conflictive, decentralized, delocalized chaotic one. In his image, the anxious, uncanny atmosphere of automatism intermingles with the magic of childish dreams and mature utopias. By the help of fortune, giving the painting this kind of appeal, dreams neatly fantasized by the artist, overlap with the portraits. And no doubt, this sui generis dream world of the artist, hosts excitement as much as curiosity and chaos as much as joy.

Yeşiloğlu not only invents a new word, but also lays bridges between the Ottoman image of the past and today’s megapolis Istanbul. By causing a temporal and spatial shift where yesterday, today and tomorrow come together simultaneously within the future we continue to live in and shape presently, these dreams build set up a parallel universe which can be called the “Can Yeşiloğlu / OnstOn world”.

Within this world of fantasy, structures get entangled with animals and machines with human bodies, to create forms we may call new and mutant. The heavy equipment of this world blends the fez wearing ”neo Ottoman” gentlemen with street punks.

Ottomatic Dreams is a first exhibition, but it is the first exhibition of an artist who has been soaked for 10 years in his art and has succeeded in building his own dream world.

Rafet Arslan

bottom of page